Kuaförden mükemmel bir renkle çıktınız. Üç hafta sonra ayna size başka bir şey söylüyor: renk donuklaşmış, sıcak tonlar pirinç/turuncuya kaymış, saç eskisi gibi parlamıyor. "Belki şampuanım renk koruyucu değildir" diye düşünüp pahalı ürünler aldınız ama renk yine de kaçtı.
Boyaya ödediğiniz parayı düşününce can sıkıcı. Ama gerçek şu: rengi solduran şey çoğu zaman saçınıza sürdüğünüz ürün değil, üzerine akıttığınız su.
Klor + bakır: Saç renginizin görünmez düşmanı
Saçınızı her yıkadığınızda iki şey aynı anda çalışıyor:
1. Klor bir oksitleyicidir. Renk Wow'un baş kimyageri Dr. Joe Cincotta'nın da belirttiği gibi, klor aslında çamaşırları beyazlatmak için kullanılan güçlü bir oksitleyicidir. Saça temas ettiğinde saç teline girer ve hem doğal melanini hem de yapay boya moleküllerini parçalamaya başlar. Bu da renk kaybına yol açar. Yani musluğunuzdaki o görünmez klor, saç boyanızı yavaş yavaş "ağartıyor".
2. Bakır renk bozulmasının asıl tetikleyicisidir. Saçın yeşilimsi veya garip tonlara kaymasının suçlusu çoğu zaman doğrudan klor değil, bakırdır. Bakır suya borulardaki korozyondan karışır ve sert su bu korozyonu hızlandırır. Klor, sudaki bakırı oksitler; bu oksitlenmiş bakır parçacıkları, özellikle açık ve gözenekli saçlara yapışarak renk bozulmasına neden olur. Bu olgu o kadar eskidir ki, ilk kez 1977'de JAMA'da yayımlanan "Green Hair" başlıklı bir yazıda, yüzücülerin yeşeren saçlarının kaynağı bakır borulara bağlanmıştı.
Sert su ayrıca saç teline kalsiyum ve magnezyumdan oluşan ince, pullu bir film bırakır. Bu film saçın nemi ve rengi tutmasını engeller. Sonuç olarak saçlarınız donuk, kaba ve cansız görünür.
Türkiye'de bu neden daha da geçerli?
Türkiye'nin büyük şehirlerinin çoğunda su orta–sert ya da sert kategorisindedir; İç Anadolu ve karstik bölgelerde (Ankara, Eskişehir, Konya, Antalya, Muğla çevresi) sertlik daha da yükselir. Sert su + klorla dezenfekte edilmiş şebeke suyu kombinasyonu, boyalı saç için en zorlayıcı senaryodur. Yani kuaförde harcadığınız paranın "raf ömrü" coğrafi olarak kısalır.
Saç boyanızı korumak için yapabilecekleriniz
- Saçınızı çok sıcak suyla yıkamayın. Sıcaklık kütikülü açar, rengin akmasını kolaylaştırır.
- Renk koruyucu, sülfatsız şampuanlar kütikülü daha kapalı tutar.
- Haftada bir şelatlayıcı (chelating) şampuan suda biriken mineralleri ve bakırı temizler.
- Son durulamayı soğuk suyla yapın.
Ama tüm bunlar sonradan hasarı onarmaya çalışmaktır. Asıl mesele, hasarı yapan klor ve metallerin saçınıza hiç ulaşmamasıdır.
Saç renginizi kaynağında koruyun
Mizufy Duş Filtresi, suyunuzdaki klorun %98'e varan kısmını ve bakır gibi belirli ağır metalleri saçınıza ulaşmadan önce filtreler. Saç renginizi soldurup donuklaştıran iki ana etkeni aynı anda yok eder.
Saç renginiz daha uzun süre canlı kalır, saçınız daha az donuklaşır ve her yıkamada hissedilen kuruluk azalır. Bir bakıma duş filtresi, her ay yenilemek zorunda kalmayacağınız bir "renk koruma yatırımı"dır.
Not: Hiçbir filtre saçınızı boyamadan önceki haline döndürmez; yaptığı şey yeni hasarı önlemektir. Ayrıca filtre suyun kirecini (sertliğini) tek başına gidermez; esas olarak klor, klor yan ürünleri ve ağır metalleri azaltır.
Saç renginizi daha uzun yaşatın → Mizufy Duş Filtresi