Musluk Suyunda Mikroplastik Var mı, Filtre Tutar mı?

"Şişe suyunda litrede 240 bin plastik parçacık bulundu" manşetini görmüşsünüzdür. Musluk suyunda mikroplastik konusu bu manşetle birlikte yeniden gündeme geldi.

O rakam gerçek. Ama anlamı, anlatıldığı gibi değil.

2018'de aynı tür sularda ölçülen sayı 325'ti. Altı yılda plastik bin kat artmadı. Değişen mikroskop oldu. Eski yöntemler yaklaşık 6,5 mikronun altını göremiyordu; yeni yöntem 100 nanometreye kadar iniyor. Hacim olarak bakarsanız, 6,5 mikronluk tek bir partikülün içine yaklaşık 34.000 adet 200 nanometrelik partikül sığar.

Bu yazı, o manşetlerin arkasındaki sayıları, filtrelerin gerçekte ne yaptığını ve bir arıtma cihazının çözemediği kısmı anlatıyor.

Musluk suyunuzda gerçekten ne var

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 tarihli derlemesi yaklaşık 50 çalışmayı taradı ve şunu buldu:

Bulgu Değer
Tekil numunelerde aralık 0 - 10.000 partikül/L
Ortalama değerlerin aralığı 0,001 - 1.000 partikül/L
Baskın polimerler PET, polipropilen
Emilim eşiği 150 mikrondan büyük partiküller emilmez

Bu aralık saçma derecede geniş ve bunun sebebi suyun değişkenliği değil. Üç teknik neden var:

  1. Analiz yöntemi. FTIR 10 mikronun altını göremez, Raman görebilir. Aynı suya iki yöntem uygularsanız iki farklı sayı çıkar.
  2. Boyut alt sınırı. Çalışmalar 1, 2,5, 6,5, 20 veya 100 mikron eşiği kullanıyor. Eşiği düşürdükçe sayı patlıyor.
  3. Numune kontaminasyonu. Laboratuvar havasından ve giysilerden gelen lifler numuneye karışıyor.

Türkiye'den iki ölçüm ve aralarındaki dört kat fark

Türkiye için elimizde iki hakemli çalışma var.

İstanbul musluk suyu çalışması (2023) 100 numune inceledi:

Su tipi Ortalama Kontamine numune
Musluk suyu 188 ± 81 partikül/L %100
Kaynak suyu 89 ± 76 partikül/L %70
Maden suyu 54 ± 19 partikül/L %63,6

Türk şişe sularını inceleyen çalışma (2023) ise 50 marka ve 150 numuneyle şunu buldu: 43 markada (yüzde 86) mikroplastik var. Doğal kaynak suyu 4,6 partikül/L, maden suyu 12,6 partikül/L.

Dikkat edin: iki çalışma maden suyu için 54 ve 12,6 diyor. Dört kat fark. Su değişmedi, yöntem değişti.

Bu yazıdan çıkaracağınız en yararlı şey şu olabilir: internette gördüğünüz her mikroplastik rakamının yanında hangi yöntemle ve hangi boyut eşiğiyle ölçüldüğü yazmıyorsa, o rakam başka bir rakamla karşılaştırılamaz.

Şebeke arıtması aslında işini iyi yapıyor

Az konuşulan bir veri: on içme suyu arıtma tesisini inceleyen 2025 tarihli bir çalışmada ham kaynak suyu 1.193 ile 7.185 partikül/L arasındaydı. Arıtma sonrası iki tesiste tespit edilebilir seviyenin altına indi, en yüksek değer 64 partikül/L oldu. Genel giderim yüzde 97,5'in üstünde.

Aynı çalışmanın ikinci bulgusu bu yazının geri kalanı için kritik: partiküllerin yüzde 50,6'sı 10 mikrondan, yüzde 81,1'i 20 mikrondan küçük.

Bu sayıyı aklınızda tutun.

Şişe ve damacana daha mı temiz

Kısa cevap: bunu destekleyen sağlam bir kanıt yok.

2018 tarihli, 11 marka ve 259 şişe inceleyen bir çalışmada ortalama 325 partikül/L ölçüldü, şişelerin yüzde 93'ü kontamineydi. Ve asıl çarpıcı bulgu polimer dağılımında: 100 mikrondan büyük partiküllerin yüzde 54'ü polipropilendi.

Polipropilen, şişe kapağının malzemesi.

Yani kirliliğin önemli bir kısmı sudan değil, ambalajın kendisinden ve şişeleme sürecinden geliyor. Bu, kaynak suyunun kirli olduğunu göstermiyor; "şişe eşittir temiz" varsayımını çürütüyor.

Isı ve güneş meselesi

PET şişelerin saklama koşullarını inceleyen yeni bir çalışma, kat artışlarıyla şunu gösterdi:

Koşul Nanopartikül artışı
60 °C + çalkalama, 12 saat 9,3 kat
Sıcaklık döngüsü (15 gün) 2,1 - 5,7 kat
Donma-çözünme döngüsü 2,0 - 4,2 kat
Sadece soğuk (−12 °C, 24 saat) Anlamlı değişim yok

En kötü senaryo ısı artı hareket. Türkiye'de damacananın kamyon kasasında güneş altında taşınması ve balkonda bekletilmesi tam olarak bu senaryodur. Damacana saklama koşullarının ölçülebilir etkilerini damacana suyu güvenli mi yazımızda ayrıca ele almıştık.

Ve bir itiraf: Türkiye'nin en yaygın içme suyu formatı olan 19 litrelik damacana için tek bir hakemli mikroplastik ölçümü bulamadık. Sıfır veri.

Sağlık açısından ne biliyoruz

Burada sakin olmak gerekiyor, çünkü bu konu korku satmaya çok müsait.

Dünya Sağlık Örgütü'nün fiili sonucu şu:

"Elimizdeki sınırlı bilgiye dayanarak, içme suyundaki mikroplastikler mevcut seviyelerde bir sağlık riski oluşturuyor görünmüyor. Ancak daha fazlasını öğrenmemiz gerekiyor."

Örgüt, rutin mikroplastik izlemesi de önermiyor; kaynakların bilinen mikrobiyal ve kimyasal risklere ayrılmasını istiyor.

Şimdi diğer tarafı. 2024'te New England Journal of Medicine'de yayımlanan bir çalışma, karotis ameliyatı olan 257 hastayı yaklaşık 34 ay takip etti:

  • Hastaların yüzde 58,4'ünün damar plağında polietilen bulundu.
  • Plağında plastik olanlarda olay oranı yüzde 20, olmayanlarda yüzde 7,5.
  • Kalp krizi, inme veya ölüm için hazard oranı 4,53.

Bu ciddi bir bulgu. Ama dört kayıtla okunmalı:

  1. Gözlemsel bir çalışma. İlişki gösteriyor, nedensellik değil.
  2. Yöntem eleştirisi var. Dergiye yazılan bir yorumda, kullanılan analiz yönteminin biyolojik dokularda polietilen ve PVC için uygun olmadığı belirtildi.
  3. Kardiyologlardan gelen eleştiri: hazard oranının şişmiş olabileceği, hava kirliliği gibi ölçülmemiş karıştırıcıların hesaba katılmadığı.
  4. Ve en önemlisi: bu çalışmanın suyla hiçbir bağlantısı yok. Plağa ulaşan plastiğin nereden geldiği ölçülmedi.

Dürüst kanıt durumu şöyle özetlenebilir:

  • Mikroplastik insan kanında, plasentada ve damar plağında bulundu.
  • Hiçbir doz-yanıt ilişkisi kurulmadı. "Şu kadar partikül şu kadar zarar verir" diyen bir eğri yok.
  • Hiçbir ülkede yasal limit yok, çünkü limit koyacak toksikolojik temel henüz oluşmadı.
  • İçme suyundaki mikroplastiği belirli bir hastalığa bağlayan tek bir çalışma yok.

Hangi filtre gerçekte ne tutuyor

Musluk suyunda mikroplastik varsa asıl soru şu: elinizdeki filtre onu tutuyor mu? Bu yazının ticari çekirdeği ve burada abartmayacağız.

Önce ölçek. Membran teknolojilerinin gözenek boyutları:

Teknoloji Gözenek Nanoplastiğe göre
Mikrofiltrasyon ~0,1 mikron Sınırda
Ultrafiltrasyon ~0,01 mikron Altında
Nanofiltrasyon ~0,001 mikron Çok altında
Ters ozmoz ~0,0001 mikron Yaklaşık bin kat altında

En küçük ölçülmüş nanoplastik 100 nanometre, yani 0,1 mikron. Ters ozmoz membranının ayırma ölçeği 0,1 nanometre. Fizik olarak sağlam bir membran bir nanoplastiği geçiremez.

Ölçülmüş veriyle de destekleniyor. Barselona'daki iki tesiste yapılan 2025 tarihli ölçümde membranın kendi giderimi yüzde 99,9 ve yüzde 97,8 çıktı.

Şimdi asıl tablo:

Filtre tipi Mikroplastik (>1 µm) Nanoplastik (<1 µm)
5 mikron nominal tortu kartuşu Sadece iri taneliler, partikül sayısının çoğunu kaçırır Hayır
1 mikron nominal tortu kartuşu Daha iyi, alt sınır yine 1 mikron Hayır
Aktif karbon blok (tek başına) Değişken ve güvenilmez Hayır
Sürahi filtresi Mikroplastik için tasarlanmamış Hayır
Ultrafiltrasyon Evet, pratikte tamamına yakın Kısmen
Ters ozmoz Evet, %97,8 - %99,9 Evet
Kaynatma + süzme Sert suda %90'a kadar, yumuşak suda ~%25 Evet

Karbon satırı için kanıt: 2023 tarihli bir kullanım noktası cihaz testinde sadece granül karbon ve iyon değiştirici içeren cihaz başarısız oldu. Bazı koşullarda çıkış suyunda giriş suyundan fazla partikül ölçüldü. Mikrofiltrasyon membranı eklenen cihaz ise yüzde 90-100 giderime çıktı.

Tortu filtresinin gerçekte kaçırdığı

Şimdi iki veriyi birleştiriyoruz, çünkü kimse birleştirmiyor.

Bir: Arıtılmış suda ölçülen mikroplastiklerin yüzde 50,6'sı 10 mikrondan küçük.

İki: Piyasadaki tortu kartuşları neredeyse tamamen "nominal" derecelendirmelidir ve nominal derecelendirmenin tanımı şudur: belirtilen boyuttaki partiküllerin yaklaşık yüzde 85'ini tutar, altındaki boyutlar için hiçbir garanti yoktur.

Birleştirilmiş sonuç: standart bir 5 mikron tortu kartuşu, ideal çalışsa bile partikül sayısının azınlığına etki eder. Tortu filtresi çamuru tutar; mikroplastiği büyük ölçüde geçirir.

Şeffaflık notu: Bu bir hesap, doğrudan ölçüm değil. İki ayrı kaynağın birleştirilmesiyle elde edildi.

Sertifikanın söylemedikleri

NSF/ANSI 401 standardına Aralık 2021'de mikroplastik azaltma talebi eklendi. Ama detaylar önemli:

  • Standardın mikroplastik tanımı 1 ile 5.000 mikron arası.
  • Test 0,5 - 1 mikron partiküllerle yapılıyor.
  • Gerekli performans en az yüzde 85.

Yani "mikroplastik sertifikalı" bir cihaz, test edilen boyuttaki partiküllerin yüzde 15'ini geçirerek sertifika alabilir. Ve nanoplastiklerin büyük kısmı (PNAS çalışmasında yüzde 90'ı) bu tanımın altında kaldığı için sertifikanın kapsamı dışında. NSF sertifikalarının neyi kapsayıp neyi kapsamadığını ayrı bir yazıda ayrıntılı yazmıştık.

Membrandan sonrası da önemli

Barselona çalışmasının ikinci bulgusu satıcı olarak işimize gelmiyor ama söylenmesi gerekiyor.

Membran yüzde 99,9 tuttuğu halde tesis geneli giderim yüzde 83-94'e düşüyor. Sebep: membrandan sonraki mineral ekleme kademesi suya yeniden mikroplastik katıyor. Kullanılan kalsit yataklarında kilogram başına 82-191 partikül ölçülmüş.

Ev tipi bir cihaza çevirisi: membrandan sonra da plastik var. Basınç tankının içi, hortumlar ve son kademe karbon kartuşu.

Pratik sonuç olarak üç şey:

  1. Uzun aradan sonra ilk tankı dökün. Tatil dönüşünde tankta haftalarca bekleyen su, plastikle en uzun temas etmiş sudur.
  2. Son kademe kartuşu zamanında değiştirin. Membrandan sonra suya dokunan son parçadır. Filtre değişim takvimi için ayrı yazımız var.
  3. Tankta su biriktirip haftalarca bekletmeyin.

Şeffaflık notu: Bu bulgu tesis ölçeğinde ölçüldü, ev tipi cihazda değil. Çıkarım olarak okuyun. Ev tipi ters ozmoz cihazlarının mikroplastik performansı için hakemli bir test bulamadık; elimizdeki dayanak membran gözenek boyutu ve tesis verisi.

Türkiye'nin sert suyu iki kez lehinize çalışıyor

Bu bölüm muhtemelen en şaşırtıcı olanı.

2024 tarihli bir çalışma şunu ölçtü: suyu kaynattığınızda oluşan kalsiyum karbonat kristalleri, yani çaydanlığın dibindeki o beyaz kireç, plastik partikülleri içine hapsediyor.

Suyun sertliği 5 dakika kaynatma sonrası giderim
Sert su (300 mg/L CaCO₃) %90'a kadar
Yumuşak su (<60 mg/L) ~%25

Ama mekanizmayı doğru anlamak şart: kaynatma plastiği yok etmiyor, kirecin içine alıyor. Kireci süzmez veya temizlemezseniz, plastik kireçle birlikte bardağa gider.

İkinci bir çalışma daha ilginç. Plastik su ısıtıcılarının partikül salımını inceleyen 100 günlük bir araştırmada, sert sudaki kalsiyum ve bikarbonat iyonlarının plastik yüzeyde koruyucu bir kireç filmi oluşturduğu ve salımı yüzde 89,7 azalttığı ölçüldü. Saf suda bu koruma oluşmuyor.

Yani Türkiye'nin sert suyu ve çay kültürü, bu konuda tesadüfen lehinize çalışıyor.

Bunun bir arıtma cihazını gereksiz kılmadığını da söyleyelim: kaynatma sadece kaynattığınız suyu etkiler, sertliğe bağımlıdır (yüzde 25 ile 90 arasında değişiyor) ve kireci ayırmayı gerektirir. Suyunuzun sertliğinin demlemeyi nasıl etkilediğini çay için hangi su yazımızda ele aldık.

Şeffaflık notu: Bu üç çalışmanın yöntemleri birbiriyle doğrudan karşılaştırılabilir değil. Yön olarak okuyun, kesin sayı olarak değil.

Filtrenin çözemediği kısım

Musluk suyunda mikroplastik meselesini çözseniz bile iş bitmiyor. Burası yazının en önemli bölümü olabilir ve ürün satmıyor.

İçme suyu, toplam plastik partikül maruziyetinizin azınlığıdır.

Birkaç örnek:

  • Yeni bir plastik su ısıtıcısının ilk kaynatmasında litre başına yaklaşık 11,8 milyon nanoplastik ölçüldü. 150 kaynatma sonrası bu değer yüzde 96 düşüyor, ama ilk kullanımlar böyle.
  • Tekrar kullanılabilir plastik matarada 100 yudum simülasyonundan sonra litre başına yaklaşık 288 partikül ölçüldü.
  • Gıda, ev tozu, sentetik tekstil lifleri ve gıda ambalajı diğer büyük yollar.

Bir arıtma cihazı bunların hiçbirine dokunmaz.

Ve iki büyük efsane

"Haftada bir kredi kartı kadar plastik yiyoruz." Bu 2019 tarihli bir tahmindi ve hakemli literatürde çürütüldü. 2022'de yayımlanan bir analiz, hesabın birkaç büyüklük mertebesi fazla olduğunu gösterdi. Alternatif hakemli tahmin: haftada 4,1 mikrogram. 5 gram ile 4,1 mikrogram arasında yaklaşık 1,2 milyon kat fark var.

"Haftada bir kredi kartı soluyorsunuz" versiyonu ise tamamen uydurma. Gerçek ölçüm hızıyla 5 grama ulaşmak yaklaşık 3.000 yıl sürer.

"Bir çay poşeti fincana milyarlarca plastik salıyor." Bu 2019 tarihli çalışma Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü tarafından resmen çürütüldü. Araştırmacılar numuneleri inceleme öncesi kurutmuş ve çöken çözünmüş maddeleri yanlışlıkla mikroplastik saymış. Enstitünün değerlendirmesi: bildirilen sayılar muhtemelen 100 ile 1.000 kat fazla ve bulunanların çoğu mikroplastik değil oligomer.

Mevzuat: hiçbir yerde limit yok

Musluk suyunda mikroplastik için dünyanın hiçbir yerinde yasal bir sınır değeri bulunmuyor.

Yetki alanı Durum
Türkiye İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'te "mikroplastik" kelimesi geçmiyor. Ne parametre, ne izleme listesi
Türkiye, gıda tarafı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2023 tarihli bilimsel görüşü: "gıdalarda bulaşan olarak mikroplastikler ve nanoplastikler için henüz bir mevzuat bulunmamaktadır"
AB 2024'te sadece ölçüm metodolojisi kabul edildi, limit yok. Mikroplastikler içme suyu izleme listesinde henüz yer almıyor
ABD Federal limit yok. Kaliforniya sadece izleme ve raporlama yükümlülüğü getirdi, sayısal standart koymadı

İSKİ, ASKİ ve İZSU'nun yayımladığı analiz parametrelerinde de mikroplastik bulunmuyor.

Doğru olmayanlar

"Damacana suyu mikroplastikten arındırılmıştır." 50 Türk markasının 43'ünde bulundu ve kapak malzemesi başlı başına bir kaynak.

"Kaynatmak mikroplastiği yok eder." Yok etmiyor, kirecin içine hapsediyor. Kireci süzmezseniz faydası yok.

"Karbon filtre mikroplastiği tutar." Hakemli testte sadece karbonlu cihaz başarısız oldu, bazı koşullarda partikül saldı.

"Her arıtma cihazı mikroplastiği tutar." Tortu artı karbon seti ters ozmoz değildir. Gözenek boyutları arasında bin kat fark var.

"NSF sertifikalı cihaz nanoplastik tutar." Sertifikanın mikroplastik tanımı 1 mikrondan başlıyor; nanoplastiklerin çoğu bunun altında.

"TDS ölçer mikroplastiği gösterir." Fiziksel olarak imkansız. TDS'in tanımı 2 mikronluk filtreden geçen maddedir; filtrede kalan tanım gereği TDS değildir. Üstelik TDS ölçer iletkenlik ölçer ve mikroplastik iyonlaşmaz. TDS ölçümünün neyi gösterip neyi göstermediğini ayrı bir yazıda ele aldık.

Bu yazının söylemedikleri

  • Ev tipi ters ozmoz cihazları için hakemli mikroplastik testi bulamadık. Elimizdeki dayanak membran gözenek boyutu ve tesis ölçeğindeki ölçümler. Bu bir çıkarımdır.
  • 19 litrelik damacana için Türkiye'ye özgü hiçbir ölçüm yok.
  • Türkiye'de musluk suyu için sadece bir iki hakemli ölçüm var. Ülke geneli hakkında konuşacak veri yok.
  • İstanbul çalışmasında ortalama partikül boyutu 548 mikron, yani bulunanların çoğu lif. Lif ağırlıklı sonuçlar laboratuvar kontaminasyonuna en açık sonuç tipidir. O 188 rakamını kesinmiş gibi okumayın.
  • PNAS çalışmasının tam metnine erişemedik. "Yedi polimerin partiküllerin sadece yüzde 10'unu açıkladığı" bilgisi üniversitenin resmi basın açıklamasından alındı.
  • Sürahi filtreleri için marka bazlı hakemli test bulamadık.
  • Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019'dan sonra yeni bir değerlendirmesi bulunmuyor.

Sık sorulan sorular

Musluk suyunda mikroplastik var mı?

Evet, ölçülüyor. İstanbul'da yapılan hakemli bir çalışmada 100 musluk suyu numunesinin tamamında mikroplastik bulundu, ortalama 188 partikül/litre. Dünya Sağlık Örgütü'nün derlediği çalışmalarda aralık 0 ile 10.000 partikül/litre arasında. Bu aralığın bu kadar geniş olmasının sebebi suyun değil ölçüm yönteminin farklı olması.

Şişe suyunda 240 bin plastik var mı?

Bu sayı 2024 tarihli bir PNAS çalışmasından geliyor ama eksik aktarılıyor. Araştırmacılar litrede yaklaşık 240.000 partikül saydı, ancak hedefledikleri yedi polimer bunların sadece yüzde 10 kadarını açıklayabildi. Kalanın ne olduğu bilinmiyor. Ayrıca bu bir artış değil: yeni yöntem, eski yöntemlerin göremediği 100 nanometrelik partikülleri görebiliyor.

Su arıtma cihazı mikroplastiği tutar mı?

Ters ozmoz membranı tutar. Membranın ayırma ölçeği yaklaşık 0,0001 mikron, en küçük ölçülmüş nanoplastik ise 0,1 mikron civarında; yaklaşık bin kat marj var. Tesis ölçeğindeki ölçümlerde membran giderimi yüzde 97,8 ile 99,9 arasında. Ancak tortu ve karbon filtreden oluşan bir set ters ozmoz değildir ve partiküllerin çoğunu geçirir.

Karbon filtre mikroplastiği tutar mı?

Büyük ölçüde hayır. Hakemli bir kullanım noktası testinde sadece granül aktif karbon ve iyon değiştirici içeren cihaz başarısız oldu; bazı koşullarda çıkış suyunda giriş suyundan fazla partikül ölçüldü. Membran eklenen cihazlar yüzde 46 ile 100 arasına çıktı. Karbon klor ve organik maddeler için tasarlanmıştır, partikül bariyeri değildir.

Kaynatmak mikroplastiği yok eder mi?

Yok etmez, hapseder. 2024 tarihli bir çalışmaya göre kaynatma sırasında oluşan kalsiyum karbonat kristalleri plastik partikülleri içine alıyor. Sert suda yüzde 90'a varan giderim ölçüldü, yumuşak suda ise sadece yüzde 25. Şartı var: kireci süzmeniz veya temizlemeniz gerekir, yoksa plastik kireçle birlikte bardağa gider.

TDS ölçer mikroplastiği gösterir mi?

Hayır, fiziksel olarak mümkün değil. TDS'in tanımı, yaklaşık 2 mikronluk bir filtreden geçen çözünmüş maddelerdir. Filtrede kalan her şey tanım gereği TDS değildir. Üstelik TDS ölçerler elektriksel iletkenlik ölçer ve sadece iyonlaşmış maddelere tepki verir. Bir bardak suya plastik boncuk atsanız TDS değeri değişmez.

Damacana ve şişe suyu daha mı temiz?

Bunu destekleyen sağlam bir kanıt yok. 50 Türk markasını inceleyen bir çalışmada 43'ünde mikroplastik bulundu. Şişe suyu üzerine yapılan uluslararası bir çalışmada büyük partiküllerin yüzde 54'ü polipropilendi, yani kapak malzemesi. Türkiye'nin en yaygın formatı olan 19 litrelik damacana için ise hiçbir hakemli ölçüm bulamadık.

Özet

Musluk suyunda mikroplastik var ve ölçülüyor. Ama üç şeyi ayırmak gerekiyor.

Panik gerekmiyor. Dünya Sağlık Örgütü mevcut seviyelerde bir sağlık riski görmüyor, hiçbir ülkede limit yok ve doz-yanıt ilişkisi kurulmadı. Manşetlerdeki sayı artışının büyük kısmı ölçüm hassasiyetinin artmasından geliyor.

Ters ozmoz gerçekten işe yarıyor. Gözenek boyutu nanoplastiğin bin kat altında ve tesis ölçeğinde yüzde 97,8-99,9 giderim ölçülmüş. Ama tortu artı karbon seti bu iş değildir ve membrandan sonraki kartuşun bakımı performansın parçasıdır. Filtre setlerimizi incelerken hangi kademelerin bulunduğuna bakın.

Ve cihaz her şeyi çözmez. İçme suyu toplam maruziyetinizin azınlığı. Plastik su ısıtıcısı, sıcakta bekleyen pet şişe ve ev tozu filtrenin ulaşamadığı yerler. Bunu size kimse vaat etmemeli.

Bloga dön